Asar yaylası gezisini her yıl yaparım asar yaylasının bendeki yeri başkadır.Benim en sevdiğim yayla Asar dır..iki yıldır yolumuz biraz daha kısaldı.Asara gitmek güçtü yürüyeceksin başka çare yoktu.ama gecen yıl yapılan Elveren yolu bizim Asar yaylasına yürüyeceğimiz yolu da kısaldı.bende arabayla başladığımız yolculuk akça pınara arabamızı park ederek yürüyerek devam ettik.yolun yarısını bitirmiştik.Asar Yaylısına yürürken bile çocukluğum aklıma gelir.bullardan çocukken de geçmiştim burada inek gütmüştüm.bu çeşmeden su içmiştim şu taşta katıra binerdim. Asarın doruğa vardığımızda bir rüzgâr çıkar ağaçların sesi kulağınızı kaplar. Bu rüzgârı her dağda her tepede aramışımdır. Asar gözükmüştür. Artık 4 ev ayakta kalmış bunlardan ikisi de göçmekte. Yaylayı doruktan baktığınızda yeşilliği çok fark edemiyorsunuz. Diğer yaylalar gibi besi hayvanı çok olmadığı için kuruyan otlar hala durmakta bu otlar alttan gelen yeşilliği kapatmakta. Yaylanın içine indiğinizde yeşillik ortaya çıkıyor. Yaylada bu yıl tek başına Halil KAZANCI ve eşi var ikisi köpekleri ve inekleri danaları buzağıları. Asar yaylası daha ölmemiş hayatını sürdürüyor Halil dayının sayesinde. Yaylada Halil dayı ile biraz sohbet ettikten sonra yaylayı geziyoruz Nafiz dayın evi kullanılmaz hale gelmiş gecen sene ev bundan iyiydi. hemen kuytunun kuyu dediğimiz asarın su ihtiyacını karşılayan kuyuya gidiyoruz bu mevsimde mavimsi ve tatlı bir suyu olur orda ardan bir su içtikten sonra da rahmetli Hasan ÖZTÜRK ün evine bakıyoruz oda yıkılmak üzere.bu ev benim çocukluğum var çok oturmuştuk bu evde yağmurda naylon germiştik tavanına gök gürültüsünden saklanmıştım yüklük altına hepsi gözlerimin önünden bir bir geçti.Hemen altında Hilmi dayımın evi var o sağlam hala bu ev ben çocukken yapılmıştı .ben hatırlarım ev yapıldık dan sonra biz köyden ayrılmıştık.Köyden ayrıldık dan sonra her yıl Asar yaylasına gelir nenemi ve dayımı ziyaret ederdik.Nenemin sesi bu evde duruyor.Asar yaylası eskisi gibi duruyordu boğaz bunar .iki oluk tanda bir su içelim dedik.suyu içip biraz soluklanırken bir atlı gözüktü karsıdan.Baban bir seslendi. Babamın sesini duyan atılı bize doğru geldi. Bu bizim Kerzuk lar dediğimiz şimdiki adı belenden Mehmet kartaldı (ak Mehmet). Mehmet amcayla babam bir eskilerden konuştular eski anıları tazelediler. İki oluktan da ayrıldık dan sonra dönüş yolu başlamıştı.asara bir kez daha doruktan vedalaştık. Sürçü lisan ettimse af ola Saygı ve selamlarımla sizi Asar Yaylası fotoğrafları ile baş başa bırakıyorum





































|